İfşa Sitelerinden Video ve Fotoğraf Kaldırma
Müstehcenlik Suçu Avukatı

Müstehcenlik Suçu Avukatı

Müstehcenlik Suçu Avukatı

Neden Bu Rehber?

Müstehcenlik suçu, günümüzde artık yalnızca ceza hukukunun değil; adli bilişim, uluslararası hukuk, dijital delil analizi ve hatta kriminoloji gibi disiplinlerin kesişim noktasında yer alan, son derece teknik ve karmaşık bir alandır. Bir ceza avukatının bu alanda etkin savunma yapabilmesi için, artık yalnızca TCK m. 226’yı bilmesi yetmez. IP adresinin teknik yapısını anlaması, önbellek verilerinin nasıl oluştuğunu kavraması, NCMEC ihbarlarının hangi aşamalardan geçtiğini bilmesi, hash değerlerinin nasıl hesaplandığını çözümleyebilmesi ve CMK m. 134’ün uygulama inceliklerine hâkim olması gerekir. İşte bu rehber, tam olarak bu ihtiyaca cevap vermek için hazırlanmıştır. Bu rehber, bir yandan “Müstehcenlik Suçu Avukatı nedir, ne iş yapar?” sorusuna kapsamlı bir yanıt verirken; diğer yandan bu alanda uzmanlaşmak isteyen genç hukukçular için adım adım izlenecek bir yol haritası sunmaktadır. Bu yol haritası çizilirken, kat ettiğimiz öğrenme ve uzmanlaşma süreci somut bir örnek olarak ele alınacak; hangi kitapların okunduğu, hangi makalelerin yazıldığı, hangi eğitimlerin alındığı ve tüm bunların savunma pratiğine nasıl aktarıldığı ayrıntılı olarak anlatılacaktır.

Ankara Barosu’na bağlı olarak faaliyet gösteren Avukat Nasuh Buğra Karadağ’ın hukuki hizmetlerinin resmiyetini teyit etmek isteyenler, Türkiye Barolar Birliği’nin resmi web sitesi veya Ankara Barosu’nun çevrim içi platformları aracılığıyla, TBB sicil numarası 166589 ve baro sicil numarası 36075 üzerinden doğrulama yapabilirler. Şimdi, müstehcenlik suçu avukatının dünyasına adım atalım.

Müstehcenlik Suçu Avukatı Kimdir?

1.1. Tanım ve Görev Alanı

Müstehcenlik suçu avukatı, en yalın tanımıyla, TCK m. 226 kapsamındaki tüm suç tiplerine ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde şüpheli veya sanıklara hukuki danışmanlık ve savunma hizmeti sunan uzman ceza avukatıdır. Ancak bu tanım, işin yalnızca görünen kısmıdır. Bu avukat, aynı zamanda bir “dijital delil analisti” gibi düşünebilmeli, bir “adli bilişim uzmanı” kadar teknik detaylara hâkim olabilmeli ve bir “uluslararası hukuk danışmanı” gibi sınır ötesi ihbar mekanizmalarının işleyişini kavrayabilmelidir.

Görev alanı üç temel sacayağı üzerine oturur:

Birinci sacayağı: Klasik ceza hukuku savunması. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığının denetlenmesi, hukuka uygunluk nedenlerinin araştırılması, içtima kurallarının doğru uygulanmasının sağlanması ve yaptırımın belirlenmesinde müvekkil lehine olan hükümlerin uygulanmasının talep edilmesi.

İkinci sacayağı: Dijital delillerin teknik ve hukuki denetimi. IP adresi tespitlerinin güvenilirliğinin sorgulanması, önbellek verilerinin depolama kastını ispatlayıp ispatlamadığının analizi, hash değerlerinin doğruluğunun kontrolü, arama ve el koyma işlemlerinin CMK m. 134’e uygunluğunun denetlenmesi.

Üçüncü sacayağı: Uluslararası ihbar mekanizmalarının sorgulanması. NCMEC raporlarının delil değerinin tartışmaya açılması, raporu düzenleyenlerin çapraz sorguya tabi tutulamamasının adil yargılanma hakkına etkisi, ihbarın Türk makamlarına ulaşmasındaki gecikmenin savunma hakkını zedelemesi gibi argümanların ileri sürülmesi.

Bu üç sacayağını bir arada taşıyabilen avukat, müstehcenlik suçu alanında gerçek anlamda yetkin bir savunmacıdır.

1.2. Müstehcenlik Suçu Avukatını Diğer Ceza Avukatlarından Ayıran Özellikler

Her ceza avukatı TCK m. 226’yı bilir. Ancak müstehcenlik suçu avukatını farklı kılan, bilginin derinliği ve disiplinler arası niteliğidir. Sıradan bir ceza avukatı, bilirkişi raporunda “CD’lerin pornografik içerikli olduğu” yazdığında bunu kabul edebilir. Oysa müstehcenlik suçu avukatı, bu raporun Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 23.02.2015 gün ve 2013/5528 Esas, 2015/2063 sayılı kararında belirtildiği gibi “suçun unsurlarının tespiti için gerekli ve yeterli açıklamayı taşımadığını” derhal fark eder ve rapora itiraz eder.

Sıradan bir ceza avukatı, IP adresi tespit edildiğinde bunun kesin bir delil olduğunu düşünebilir. Oysa müstehcenlik suçu avukatı, CGNAT teknolojisi nedeniyle aynı IP adresini yüzlerce kişinin aynı anda kullanabileceğini bilir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2012/21817 E. ve 2013/25428 K. sayılı kararında vurgulanan “IP numarasının kullanılan bilgisayarı göstermeyip internetle olan bağlantıyı göstermesi” ilkesini savunmasının merkezine yerleştirir.

Sıradan bir ceza avukatı, NCMEC raporunu uluslararası resmi bir belge olarak kabul edebilir. Oysa müstehcenlik suçu avukatı, NCMEC’in özel bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, raporunun ABD hukukunda Confrontation Clause kapsamında testimonial nitelikte sayıldığını ve tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağını bilir; bu argümanı AİHM’in Barberà, Messegué and Jabardo v. Spain kararıyla destekler.

1.3. Müstehcenlik Suçu Avukatının Hukuk Sistemindeki Konumu

Müstehcenlik suçu avukatı, ceza muhakemesinin süjesi olarak, savunma makamının temsilcisidir. Ancak bu konum, edilgen bir rolü değil; aksine, delil toplama sürecinden hükmün kurulmasına kadar her aşamada aktif bir müdahaleyi gerektirir. CMK m. 134’e aykırı bir arama yapıldığında bunu tespit edip delilin hukuka aykırılığını ileri sürmek; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu görüp yeni bir inceleme talep etmek; tutuklama kararının ölçüsüz olduğunu düşünüp adli kontrol talep etmek; tüm bunlar, müstehcenlik suçu avukatının aktif müdahale araçlarıdır.

Bu aktif konum, aynı zamanda bir sorumluluk da yükler. Müstehcenlik suçu avukatı, müvekkilinin haklarını korurken, aynı zamanda yargılamanın adil ve hukuka uygun yürümesine de katkıda bulunur. Zira onun yapacağı usuli itirazlar, dosyadaki hukuka aykırılıkların ayıklanmasını sağlayarak, nihai hükmün adil olmasına hizmet eder.

Müstehcenlik Suçunun Hukuki Çerçevesi ve Avukatın Bilmesi Gereken Temel Yapı

Bir müstehcenlik suçu avukatının, savunma stratejisini inşa ederken dayanacağı hukuki çerçeve, TCK m. 226’nın yedi fıkrasının her birini, bu fıkralar arasındaki ilişkileri ve Yargıtay’ın bu fıkralara ilişkin güncel içtihatlarını kapsar. Bu bölümde, bu çerçeve ana hatlarıyla çizilecek; ancak asıl odak noktamız, bu bilgilerin savunma pratiğinde nasıl kullanılacağı olacaktır.

2.1. TCK m. 226’nın Sistematik Yapısı

TCK m. 226, yedi fıkra halinde düzenlenmiş olup, her bir fıkra farklı bir suç tipini veya ağırlaştırıcı hali öngörmektedir. Taneri’nin (2018, s. 563) kapsamlı makalesinde de belirtildiği üzere, kanun koyucu müstehcenlik kavramının tanımını yapmaktan bilinçli olarak kaçınmış; kavramın sınırlarının belirlenmesini yargı kararlarına bırakmıştır. Mülga 765 sayılı TCK’nın 426. maddesinde yer alan “Halkın ar ve haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlâka aykırılık” tanımı dahi eleştirilere konu olmuşken (Kaymaz ve Gökcan, 2002, s. 239), 5237 sayılı TCK bu tanımı dahi terk etmiştir.

Birinci fıkra, genel müstehcenlik suçunu altı bent halinde düzenlemekte; çocuklara müstehcen ürün vermekten reklamını yapmaya kadar geniş bir seçimlik hareket yelpazesi sunmaktadır. İkinci fıkra, basın ve yayın yoluyla işlenen hali ağırlatıcı sebep olarak öngörmektedir. Üçüncü fıkra, çocuk müstehcenliğini en ağır cezai yaptırıma bağlamakta; 6698 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrası “temsili çocuk görüntüleri” ve “çocuk gibi görünen kişiler” de kapsama dâhil edilmiştir. Dördüncü fıkra, şiddet, hayvan, ölü bedeni veya doğal olmayan yoldan cinsel davranışlara ilişkin müstehcenliği; beşinci fıkra, bu nitelikli hallerin basın yayın yoluyla yayılmasını veya çocuklara ulaştırılmasını; altıncı fıkra, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerini; yedinci fıkra ise bilimsel, sanatsal ve edebi eserler bakımından hukuka uygunluk nedenini düzenlemektedir.

2.2. Doğal Olmayan Yol Kavramındaki İçtihat Değişikliği

Müstehcenlik suçu avukatının cephaneliğindeki en güçlü silahlardan biri, Yargıtay’ın “doğal olmayan yol” kavramına ilişkin içtihat değişikliğidir. Taneri’nin (2018, s. 600-601) de vurguladığı üzere, Yargıtay önceleri grup halinde, lezbiyen, anal ve oral yollardan yapılan cinsel ilişkileri doğal olmayan yol kapsamında değerlendirirken; 2017 yılından itibaren verdiği kararlarla bu yorumu kökten değiştirmiştir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 18.10.2017 gün ve 2017/4706 Esas, 2017/11200 sayılı kararı, bu değişimin miladıdır.

Bu içtihat değişikliğinin pratik sonucu şudur: Eğer müvekkiliniz hakkında TCK m. 226/4’ten dava açılmışsa ve suça konu görüntüler anal veya oral yoldan yapılan cinsel birleşmelere, eşcinsel ilişkilere veya cisimle yapılan mastürbasyona ilişkinse, bu fiillerin artık dördüncü fıkra kapsamında değil, birinci fıkra kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürebilirsiniz. Bu, ceza miktarı bakımından ciddi bir fark yaratacaktır.

2.3. Hukuka Uygunluk Nedenleri: TCK m. 226/7

TCK m. 226/7, bilimsel eserler ile sanatsal ve edebi değeri olan eserler bakımından özel bir hukuka uygunluk nedeni öngörmüştür. Bu hükmün uygulanması, müstehcenlik suçu avukatının yaratıcılığını en çok kullanması gereken alanlardan biridir. Karadayı’nın (1974, s. 891) ifadesiyle, “bilim ve sanatta süreklilik ve genellik esastır; sanat ve kültür eserlerinin amacı, sonucu, yaratı ya da öğreti gücüyle ve bütünüyle ele alınması gerekir.” Müstehcenlik suçu avukatı, müvekkilinin ürettiği veya bulundurduğu materyalin bilimsel, sanatsal veya edebi değer taşıdığını ileri sürerken, bu değerin nesnel ölçütlerle ispatlanması gerektiğini bilmelidir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 08.03.2017 gün ve 2017/497 Esas, 2017/2559 sayılı kararı, bu konuda yol göstericidir: Kültür Bakanlığı’ndan alınmış işletme belgesi dahi tek başına yeterli görülmemiş; ayrıca detaylı bilirkişi raporu alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Dijital Deliller 

Müstehcenlik suçu soruşturmalarının neredeyse tamamı artık dijital deliller üzerinden yürümektedir. Bu gerçeklik, müstehcenlik suçu avukatının dijital deliller konusunda sıradan bir ceza avukatından çok daha ileri düzeyde bilgi sahibi olmasını zorunlu kılar. Avukat Nasuh Buğra Karadağ’ın bu alandaki yetkinliğinin temelinde, 2024 yılında Seçkin Yayıncılık’tan yayımlanan “Dijitalleşme Çağında Hukuk: Yeni Teknolojilerin Hukuk Sistemlerine Etkileri” (ISBN: 9789750291777) isimli kitabı ve “Müstehcenlik Suçlarında Dijital Delillerin Değerlendirilmesi: IP Adresi, Önbellek Verileri ve Uluslararası İhbar Mekanizmaları Bağlamında Bir İnceleme” isimli makalesi yer almaktadır. Bu bölümde, bu iki eserin ışığında, dijital delillerin savunma pratiğinde nasıl değerlendirilmesi gerektiği ele alınacaktır.

3.1. IP Adresinin Delil Değeri: “Abonelik ≠ Kullanım” İlkesi

Karadağ’ın makalesinde ayrıntılı olarak açıkladığı teknik faktörler – NAT, CGNAT, kablosuz ağ paylaşımı, VPN, Proxy, Tor ağı, IP Spoofing – IP adresinin güvenilirliğini ciddi şekilde zedelemektedir. Özellikle CGNAT (Carrier Grade NAT) uygulaması, internet servis sağlayıcılarının yüzlerce hatta binlerce kullanıcıyı aynı genel IP adresi arkasında toplamasına yol açmakta; bir ihbarda IP adresi tespit edildiğinde, bu adresin o anda hangi spesifik kullanıcıya ait olduğunu belirlemek neredeyse imkânsız hale gelmektedir.

Müstehcenlik suçu avukatı, bu teknik gerçeklikleri yalnızca bilmekle yetinmemeli; bunları mahkeme önünde somut delillerle ispatlayabilmelidir. İnternet servis sağlayıcısına yazılacak bir müzekkere ile, tespit edilen IP adresinin statik mi dinamik mi olduğu, CGNAT uygulamasının bulunup bulunmadığı, aynı IP adresini aynı anda kaç kişinin kullandığı sorulmalıdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2018/6474 E. ve 2018/1368 K. sayılı kararı, tam olarak bu araştırmanın yapılması gerektiğini söylemektedir.

3.2. Önbellek Verilerinde Depolama Kastının Yokluğunun İspatı

Karadağ’ın makalesinin en özgün ve pratiğe dönük bölümlerinden biri, önbellek verilerinin hukuki niteliğine ilişkindir. Web tarayıcı önbelleği, kullanıcının ziyaret ettiği internet sitelerine ait içeriklerin, sayfa yükleme süresini kısaltmak amacıyla tarayıcı tarafından tamamen otomatik olarak ve kullanıcının iradesi olmaksızın geçici bir şekilde kaydedildiği depolama alanıdır. Karadağ, bu teknik gerçekliği hukuki bir argümana dönüştürmekte ve Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2016/8680 E. ve 2018/5914 K. sayılı kararına dayanarak, iradi olmayan bu depolamanın suçun manevi unsuru olan “depolama veya bulundurma kastı”nı oluşturmayacağını ileri sürmektedir.

Ancak Karadağ’ın makalesi bu noktada kalmamakta; Daire’nin belirlediği iki istisnayı da ayrıntılı olarak incelemektedir: kullanıcı tarafından gizlenmek maksadıyla müstehcen verilerin bilerek sistem dosyaları arasına atılması hali ve internet sitelerini ziyareti sırasında görüntülerin otomatik olarak bu dosyalarda biriktiği bilincinde olan failin daha sonra bu dosyaları açarak görüntüleri yeniden kullanması hali. Ayrıca, Daire’nin araştırılmasını istediği kriterler – görüntülerin temin edildikten sonra ne kadar süre tutulduğu, görüntülerin sayısı, silinen veriler için ayrı bir tasnifleme yapılıp yapılmadığı, silinen verileri geri getirip tekrar tekrar kullanmak amacıyla sistemde özel bir yazılım bulundurulup bulundurulmadığı – makalede birer kontrol listesi olarak sunulmaktadır.

Bunun da ötesinde, Karadağ’ın makalesi, cache verilerin istem dışı oluşmasına yol açan teknik senaryoları – pop-up reklamları, redirect (yönlendirme), otomatik senkronizasyon, zararlı yazılımlar – somut örneklerle açıklamakta ve ABD hukukundaki People v. Kent (19 NY3d 290, 2012) kararıyla karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır. Bu analiz, Türk mahkemelerinde de kullanılabilecek niteliktedir.

3.3. CMK m. 134’e Aykırı Aramalar ve Hukuka Aykırı Deliller

Müstehcenlik suçu avukatının buradaki görevi, dosyadaki arama kararının CMK m. 134’e uygun olup olmadığını denetlemektir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan hukuka aykırılık, CMK m. 134 yerine genel arama hükümlerine (CMK m. 116 vd.) dayanılarak dijital arama yapılmasıdır. Karadağ’ın kitabında işaret ettiği üzere, Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2016/8680 E. ve 2018/5914 K. sayılı kararı, bu tür aramaları açıkça hukuka aykırı bulmuş ve elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Müstehcenlik suçu avukatı, bu kararı emsal göstererek, hukuka aykırı aramada elde edilen tüm dijital delillerin dosyadan çıkarılmasını talep etmelidir.

Uluslararası İhbar Mekanizmaları ve NCMEC Raporları

4.1. NCMEC’in Yapısı ve Raporlarının Hukuki Niteliği

Karadağ’ın hem kitabında (2024, s. 136-158) hem de makalesinde derinlemesine incelediği NCMEC, 1984 yılında ABD’de kurulmuş, kâr amacı gütmeyen özel bir sivil toplum kuruluşudur. Bu nokta, müstehcenlik suçu avukatının altını özellikle çizmesi gereken bir husustur: NCMEC bir devlet kurumu değil, özel bir kuruluştur. Kendisine ulaşan ihbarları aynen ilgili ülkeye iletmekte; ihbarın doğruluğunu araştırma, içeriğin hukuka uygunluğunu denetleme veya delil zincirini muhafaza etme gibi bir yükümlülük taşımamaktadır.

Karadağ’ın makalesinde, NCMEC raporunun hazırlanma süreci dört aşamalı olarak açıklanmaktadır: (1) teknoloji şirketinin içeriği NCMEC’e bildirmesi, (2) NCMEC uzmanlarının içeriğin çocuk istismarı materyali olup olmadığını ABD federal yasalarına göre değerlendirmesi, (3) IP adresi üzerinden içeriğin hangi ülkeden yüklendiğinin tespiti, (4) raporun ilgili ülkenin kolluk kuvvetlerine iletilmesi. Bu sürecin her aşaması, savunma tarafından sorgulanmaya açıktır.

4.2. NCMEC Raporlarının Delil Değerine İlişkin Uluslararası Tartışmalar

Karadağ’ın makalesinin en özgün katkılarından biri, NCMEC raporlarının delil değerine ilişkin ABD hukukundaki tartışmaları Türk hukukuna taşımasıdır. ABD Anayasası’nın Altıncı Değişikliği’nde düzenlenen Confrontation Clause (Yüzleşme Hakkı), bir ceza davasında sanığın aleyhindeki tanıklarla yüzleşme ve onları çapraz sorguya tabi tutma hakkını güvence altına alır. ABD Yüksek Mahkemesi’nin Crawford v. Washington (541 US 36, 2004) kararı, testimonial nitelikteki ifadelerin duruşmada kabul edilebilmesi için, beyan sahibinin duruşmada hazır bulunamayacak durumda olması ve sanığa daha önce çapraz sorgu imkânı tanınmış olması gerektiğini hükme bağlamıştır.

Karadağ’ın makalesinde atıf yapılan State v. O’Brien (K2-2015-0533A, RI Super Ct, 2016) ve United States v. Cameron (699 F3d 621, 1st Cir 2012) kararları, NCMEC raporlarının testimonial nitelikte olduğunu ve tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağını ortaya koymaktadır. Karadağ, bu kararları AİHM’in Barberà, Messegué and Jabardo v. Spain (App no 10590/83, 1988) ve Telfner v. Austria (App no 33501/96, 2001) kararlarıyla birleştirerek, NCMEC raporlarına dayalı mahkûmiyetlerin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini savunmaktadır.

4.3. NCMEC Eğitimleri: Savunmacının Gözünden İhbar Mekanizmasını Anlamak

Avukat Nasuh Buğra Karadağ, müstehcenlik suçu alanındaki yetkinliğini pekiştirmek amacıyla, NCMEC tarafından sunulan tüm çevrim içi eğitim programlarını başarıyla tamamlamıştır. Bu eğitimler, ona ihbar mekanizmasının iç işleyişini anlama ve savunma stratejisini buna göre kurgulama imkânı vermiştir. Tamamlanan eğitim programları ve her birinin savunma pratiğine katkısı şöyledir:

NCMEC CyberTipline Raporlama Sistemi Eğitimi: Bu eğitim, elektronik hizmet sağlayıcılarının NCMEC’e nasıl ihbarda bulunduğunu, ihbarın hangi aşamalardan geçerek ilgili ülkeye iletildiğini ve CyberTipline sisteminin teknik altyapısını öğretmektedir. Bu eğitimi alan bir avukat, bir NCMEC raporu gördüğünde, raporun hangi aşamalardan geçtiğini, hangi kontrollerin yapıldığını (veya yapılmadığını) anlayabilir ve rapordaki olası hataları tespit edebilir.

Çocuk İstismarı Materyallerinin Tespiti ve Sınıflandırılması Eğitimi: Bu eğitim, hash değerleri ve dijital parmak izi teknolojileri kullanılarak bilinen çocuk istismarı materyallerinin nasıl otomatik olarak tarandığını ve sınıflandırıldığını öğretmektedir. Bu eğitimi alan bir avukat, bilirkişi raporunda yer alan hash değerlerini denetleyebilir; hash çakışması (collision) ihtimalini sorgulayabilir.

Dijital Delillerin Toplanması ve Muhafazası Eğitimi: Bu eğitim, dijital delillerin hukuka uygun biçimde toplanması, zincirleme muhafaza (chain of custody) ilkesinin korunması ve delil bütünlüğünün sağlanması konularını kapsamaktadır. Bu eğitimi alan bir avukat, dosyadaki delillerin zincirleme muhafaza zincirinin korunup korunmadığını denetleyebilir; zincirdeki bir kopukluğu tespit ederek delilin güvenilirliğini sorgulayabilir.

Uluslararası İhbar Mekanizmalarının İşleyişi Eğitimi: Bu eğitim, NCMEC’in Interpol ve diğer uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde ihbarları nasıl ilgili ülkeye yönlendirdiğini öğretmektedir. Bu eğitimi alan bir avukat, bir ihbarın Türkiye’ye ulaşmasının neden aylar sürdüğünü, bu süreçte hangi aşamaların bulunduğunu ve bu gecikmenin savunma hakkını nasıl zedelediğini somut olarak açıklayabilir.

Çevrim İçi Çocuk İstismarıyla Mücadelede Teknoloji Şirketlerinin Rolü Eğitimi: Bu eğitim, Facebook, Google, Microsoft gibi teknoloji şirketlerinin kendi platformlarında çocuk istismarı materyallerini tespit etmek için kullandıkları teknolojileri ve NCMEC’e bildirim yükümlülüklerini incelemektedir. Bu eğitimi alan bir avukat, bir teknoloji şirketinin yaptığı ihbarın teknik temellerini anlayabilir ve şirketin kullandığı algoritmanın yanlış pozitif (false positive) üretme ihtimalini sorgulayabilir.

Hash Değerleri ve Dijital Parmak İzi Teknolojileri Eğitimi: Bu teknik eğitim, MD5, SHA-1, SHA-256 gibi hash algoritmalarının çalışma prensiplerini, dijital dosyaların benzersiz biçimde tanımlanmasını ve hash çakışması (collision) gibi teknik sorunları kapsamaktadır. Bu eğitimi alan bir avukat, bilirkişi raporundaki hash değerlerinin doğruluğunu teknik olarak sorgulayabilir.

Darknet ve Şifreli İletişim Ağlarında Soruşturma Teknikleri Eğitimi: Bu eğitim, Tor ağı, I2P, Freenet gibi anonimleştirme ağlarının teknik yapısını ve bu ağlarda işlenen suçların soruşturulmasında karşılaşılan güçlükleri ele almaktadır. Bu eğitimi alan bir avukat, müvekkilinin IP adresinin bu ağlar üzerinden spoof edilmiş olabileceğini teknik olarak açıklayabilir.

Mağdur Odaklı Soruşturma Yaklaşımları Eğitimi: Bu eğitim, çocuk mağdurların korunması, ikincil mağduriyetin önlenmesi ve mağdur haklarının gözetilmesi konularını kapsamaktadır. Bu eğitim, müstehcenlik suçu avukatının, mağdur hakları ile sanık hakları arasındaki hassas dengeyi anlamasına yardımcı olur.

Çocukların Cinsel İstismarında Birincil ve İkincil Önleme Stratejileri Eğitimi: Bu eğitim, çocukların cinsel istismarının önlenmesine yönelik eğitim programları ve toplumsal müdahale stratejilerini incelemektedir. Bu eğitim, avukata suçun kriminolojik boyutunu anlama imkânı verir.

Adli Görüşme Teknikleri Eğitimi: Bu eğitim, çocuk mağdurlarla yapılacak adli görüşmelerde kullanılması gereken teknikleri, protokolleri ve etik ilkeleri kapsamaktadır. Bu eğitimi alan bir avukat, dosyadaki adli görüşme tutanaklarının protokole uygunluğunu denetleyebilir.

Müstehcenlik Suçu Avukatının Kütüphanesi – Okunması Gereken Eserler

Bu bölümde, müstehcenlik suçu alanında yetkin bir avukat olmak için okunması gereken temel eserler, her bir eserin neyi ele aldığı ve neden okunması gerektiği açıklanarak listelenecektir.

5.1. Müstehcenlik Suçuna İlişkin Monografik Eserler

Özbek, V. Ö. (2009). Müstehcenlik Suçu (TCK m. 226). Ankara: Seçkin Yayınevi.

Bu eser, müstehcenlik suçuna ilişkin Türk hukukundaki en kapsamlı monografik çalışmadır. Özbek, bu eserinde suçun tarihçesinden başlayarak, her bir fıkrayı ayrı ayrı incelemiş; fail, mağdur, hareket, manevi unsur, hukuka uygunluk nedenleri, teşebbüs, iştirak ve içtima konularını derinlemesine ele almıştır. Eserin en önemli özelliği, karşılaştırmalı hukuka geniş yer vermesi ve özellikle Alman hukuku ile Türk hukukunu karşılaştırmalı olarak incelemesidir. Müstehcenlik suçu avukatı bu eseri, yalnızca bir başvuru kaynağı olarak değil, aynı zamanda suçun dogmatik temellerini kavramak için okumalıdır.

Dönmezer, S. (1975). Genel Adap ve Aile Düzenine Karşı Cürümler (4. Baskı). İstanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınları.

Bu eser, müstehcenlik suçunun Türk hukukundaki klasik kaynağıdır. Dönmezer, eserinde müstehcenlik kavramını felsefi, sosyolojik ve hukuki boyutlarıyla ele almış; müstehcenlik ile sanat eseri arasındaki sınırın nasıl çizilmesi gerektiğini ayrıntılı olarak tartışmıştır. Eserin “bir eserin bütünü ile şehvet ve safahat eğilimlerini tahrik edecek nitelikte olması” şeklindeki ölçütü, bugün dahi bilirkişi raporlarında kullanılmaktadır. Müstehcenlik suçu avukatı bu eseri, suçun teorik temellerini ve tarihsel gelişimini anlamak için okumalıdır.

5.2. Dijital Deliller ve Bilişim Hukukuna İlişkin Eserler

Karadağ, N. B. (2024). Dijitalleşme Çağında Hukuk: Yeni Teknolojilerin Hukuk Sistemlerine Etkileri. Ankara: Seçkin Yayıncılık. (ISBN: 9789750291777)

Bu eser, müstehcenlik suçu avukatının dijital deliller konusundaki temel başvuru kaynağıdır. 164 sayfalık bu kitap, dijitalleşmenin ceza muhakemesi hukuku üzerindeki etkilerini, özellikle müstehcenlik suçu bağlamında ele almaktadır. Kitapta, IP adresinin teknik niteliği ve hukuki değeri, önbellek verilerinin depolama kastı bakımından analizi, NCMEC ihbar mekanizmasının işleyişi, CMK m. 134 kapsamında dijital arama ve el koyma usulü, bulut bilişim sistemlerinde delil elde etme sorunları ve blockchain teknolojisinin suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadeleye etkisi gibi konular incelenmektedir.

Kitabın en özgün yanı, her bölümün sonunda yer alan “Savunma Stratejisi İçin Çıkarımlar” başlıklı değerlendirmelerdir. Bu bölümler, teorik bilginin mahkeme salonunda nasıl kullanılacağına dair somut öneriler sunmaktadır. Örneğin, IP adresine ilişkin bölümde, IP adresine dayalı soruşturmalarda hangi teknik soruların sorulması gerektiği; internet servis sağlayıcısından hangi bilgilerin talep edilmesi gerektiği; CGNAT uygulamasının bulunup bulunmadığının nasıl araştırılacağı gibi pratik ipuçları yer almaktadır.

5.3. Akademik Makaleler

Taneri, G. (2018). Müstehcenlik Suçu. ERÜHFD, XIII(1), 561-624.

Dr. Gökhan Taneri’nin bu kapsamlı makalesi, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi Hâkimi olarak görev yapan bir uygulayıcının kaleminden çıkmış olması nedeniyle, müstehcenlik suçu avukatı için ayrı bir önem taşımaktadır. Taneri, makalesinde müstehcenlik kavramının terminolojik çerçevesini çizdikten sonra, suçun maddi ve manevi unsurlarını, hukuka uygunluk nedenlerini, benzer suçlarla ilişkisini ve yaptırım sistemini sistematik biçimde incelemiştir.

Makalenin müstehcenlik suçu avukatı için en değerli yanı, bir hâkimin gözünden suçun unsurlarının nasıl değerlendirildiğini göstermesidir. Taneri’nin şu tespitleri, savunma stratejisi açısından özellikle dikkate değerdir: Müstehcenlik suçunun somut zarar doğuran suçlardan olmaması nedeniyle HAGB kararı verilirken maddi zararın basit bir araştırmayla tespit edilmesi gerektiği (s. 616-617); bilirkişi raporlarının CD’lerin yalnızca erotik içerikli olduğunu belirtmekle yetinmeyip, suçun unsurlarının tespiti için gerekli ve yeterli açıklamayı taşıması gerektiği (s. 612); “doğal olmayan yol” kavramının Yargıtay’ın güncel içtihatlarıyla dar yorumlandığı (s. 600-601); ve müstehcenlik konusunda en iyi bilirkişinin aslında hâkim veya savcının ta kendisi olduğu, ancak gerektiğinde uzman bilirkişilere başvurulması gerektiği (s. 611-612).

Karadağ, N. B. Müstehcenlik Suçlarında Dijital Delillerin Değerlendirilmesi: IP Adresi, Önbellek Verileri ve Uluslararası İhbar Mekanizmaları Bağlamında Bir İnceleme.

Bu makale, doğrudan müstehcenlik suçu bağlamında dijital delillerin hukuki analizine odaklanmaktadır. Makalenin üç temel ayağı bulunmaktadır: IP adresinin delil güvenilirliği sorunu, önbellek verilerinin hukuki niteliği sorunu ve NCMEC raporlarının delil değeri sorunu. Her bir ayak, Yargıtay içtihatları, karşılaştırmalı hukuk örnekleri ve teknik analizlerle desteklenmektedir. Bu makale, müstehcenlik suçu avukatının dijital deliller karşısındaki savunma stratejisini bilimsel bir temele oturtan temel bir referans niteliğindedir.

Karadayı, İ. K. (1974). Müstehcen Yayınlar ve Son Uygulamalar. Ankara Barosu Dergisi, (5), 889-894.

Bu makale, müstehcenlik suçunda bilirkişilik kurumuna ilişkin önemli tespitler içermektedir. Karadayı’nın “müstehcenlik konusunda en iyi bilirkişi, insanı ve eğitimsel bir yöntemle dünyayı birçok yönüyle tanıyan, geniş kültür ve ileri görüşlere ulaşmış olan uygulayıcının yani hâkim/savcının ta kendisidir” şeklindeki görüşü, bilirkişi raporlarının mutlak bir delil olarak kabul edilmemesi gerektiğini savunan müstehcenlik suçu avukatı için güçlü bir akademik dayanaktır.

Sancar, Y. T. (2002). Türk Ceza Kanunu Tasarısının (2000) Bazı Hükümleri Hakkında Düşünceler. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 51(3), 1-25.

Sancar’ın bu makalesi, müstehcenlik suçunda kanunilik ilkesine ilişkin eleştirilerin akademik temelini oluşturmaktadır. Müstehcenlik kavramının tanımının yapılmamış olmasının suçta kanunilik ilkesine aykırılık oluşturduğu yönündeki bu eleştiri, müstehcenlik suçu avukatının anayasal argümanlar geliştirmesine olanak sağlamaktadır.

5.4. Genel Ceza Hukuku Eserleri

Müstehcenlik suçu avukatı, yukarıda sayılan özel eserlerin yanı sıra, ceza hukukunun genel ilkelerine ilişkin temel eserleri de mutlaka okumalıdır. Artuk ve Gökcen’in “Ceza Hukuku Genel Hükümler” (2017), Özbek, Kanbur, Doğan, Bacaksız ve Tepe’nin “Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler” (2014), Hakeri’nin “Ceza Hukuku, Genel Hükümler” (2009), İçel’in “Ceza Hukuku Genel Hükümler” (2016), Koca ve Üzülmez’in “Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler” (2016) isimli eserleri, suçun unsurları, teşebbüs, iştirak, içtima ve yaptırım konularında sağlam bir teorik altyapı kazandıracaktır.

Ceza özel hükümlere ilişkin olarak ise, Soyaslan’ın “Ceza Hukuku Özel Hükümler” (2014), Tezcan, Erdem ve Önok’un “Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku” (2015), Artuk, Gökcen ve Yenidünya’nın “Ceza Hukuku Özel Hükümler” (2012) ve Özbek, Kanbur, Doğan, Bacaksız ve Tepe’nin “Türk Ceza Hukuku, Özel Hükümler” (2012) isimli eserleri, müstehcenlik suçunun diğer suç tipleriyle ilişkisini kavramak için gereklidir.

Şerhler arasında ise, Malkoç’un “Yeni Türk Ceza Kanunu” (2008), Parlar’ın “Türk Ceza Kanunu Şerhi” (2015) ve Gerçeker’in “Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu” (2014) isimli eserleri, madde metninin yorumlanmasında pratik başvuru kaynaklarıdır.

Müstehcenlik Suçu Avukatı İçin Yol Haritası – Adım Adım Uzmanlaşma

Bu bölümde, müstehcenlik suçu alanında sıfırdan başlayarak yetkin bir avukat olmak isteyen bir hukukçu için adım adım izlenmesi gereken yol haritası sunulacaktır. Bu yol haritası, Avukat Nasuh Buğra Karadağ’ın bizzat kat ettiği öğrenme ve uzmanlaşma sürecini model almaktadır.

6.1. Birinci Adım: Teorik Temelin İnşası (6-12 Ay)

Bu aşamada amaç, müstehcenlik suçunun dogmatik temellerini ve ceza hukukunun genel ilkelerini sağlam bir şekilde kavramaktır.

Yapılması gerekenler:

  1. Ceza hukuku genel hükümlere ilişkin en az üç farklı eseri (Özbek ve diğerleri, Artuk ve Gökcen, Hakeri veya İçel) baştan sona okuyun. Özellikle suçun unsurları, teşebbüs, iştirak, içtima ve yaptırım konularına odaklanın.

  2. Ceza hukuku özel hükümlere ilişkin en az iki eserin (Soyaslan ve Tezcan, Erdem, Önok) müstehcenlik suçuna ilişkin bölümlerini karşılaştırmalı olarak okuyun.

  3. Özbek’in “Müstehcenlik Suçu (TCK m. 226)” monografisini baştan sona okuyun. Bu eser, müstehcenlik suçunun tüm unsurlarını derinlemesine kavramanızı sağlayacaktır.

  4. Dönmezer’in “Genel Adap ve Aile Düzenine Karşı Cürümler” eserini okuyarak suçun tarihsel ve felsefi temellerini anlayın.

  5. Taneri’nin (2018) makalesini, bir hâkimin gözünden suçun nasıl değerlendirildiğini anlamak için analitik bir okumaya tabi tutun.

  6. Sancar’ın (2002) makalesini okuyarak müstehcenlik suçunda kanunilik ilkesine ilişkin eleştirileri öğrenin.

  7. Yargıtay’ın son beş yılda verdiği müstehcenlik suçuna ilişkin tüm kararlarını tarayın ve özellikle “doğal olmayan yol” kavramına ilişkin içtihat değişikliğini not edin.

Dijital Deliller ve Bilişim Hukuku Alanında Uzmanlaşma (6-12 Ay)

Bu aşamada amaç, müstehcenlik suçu soruşturmalarında karşılaşılan dijital delilleri teknik ve hukuki açıdan analiz edebilecek yetkinliğe ulaşmaktır.

Yapılması gerekenler:

  1. Karadağ’ın “Dijitalleşme Çağında Hukuk” (2024) isimli kitabını baştan sona okuyun. 

  2. Karadağ’ın “Müstehcenlik Suçlarında Dijital Delillerin Değerlendirilmesi” makalesini okuyun ve makalede yer alan teknik analizleri kavrayın.

  3. Adli bilişim alanına ilişkin temel teknik bilgileri edinin: Hash algoritmalarının çalışma prensipleri (MD5, SHA-1, SHA-256), dosya sistemleri (NTFS, FAT32, ext4), ağ protokolleri (TCP/IP, HTTP, HTTPS), IP adresleme (IPv4, IPv6, statik IP, dinamik IP), NAT ve CGNAT teknolojileri, önbellek mekanizmaları.

  4. VPN, Proxy, Tor ağı, IP Spoofing gibi anonimleştirme teknolojilerinin çalışma prensiplerini öğrenin. Bu teknolojilerin IP adresine dayalı tespitleri nasıl güvenilmez hale getirdiğini kavrayın.

  5. CMK m. 134’e ilişkin tüm Yargıtay kararlarını tarayın ve özellikle Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2016/8680 E. ve 2018/5914 K. sayılı kararını derinlemesine inceleyin.

  6. People v. Kent (19 NY3d 290, 2012) kararının tam metnini bularak okuyun ve cache verilere ilişkin ABD hukukundaki yaklaşımı anlayın.

6.3. Uluslararası İhbar Mekanizmalarına Hâkimiyet (3-6 Ay)

Bu aşamada amaç, NCMEC başta olmak üzere uluslararası ihbar mekanizmalarının işleyişini öğrenmek ve bu raporların delil değerini sorgulayabilecek yetkinliğe ulaşmaktır.

Yapılması gerekenler:

  1. NCMEC’in web sitesini (www.missingkids.org) inceleyin; kuruluşun yapısı, misyonu ve CyberTipline sistemi hakkında bilgi edinin.

  2. NCMEC tarafından sunulan çevrim içi eğitim programlarını tamamlayın. Bu eğitimler, ihbar mekanizmasının iç işleyişini anlamanızı sağlayacaktır.

  3. ABD hukukunda Confrontation Clause’a ilişkin Crawford v. Washington (541 US 36, 2004) kararını okuyun.

  4. State v. O’Brien (K2-2015-0533A, RI Super Ct, 2016) ve United States v. Cameron (699 F3d 621, 1st Cir 2012) kararlarının tam metinlerini bularak okuyun.

  5. AİHM’in Barberà, Messegué and Jabardo v. Spain (App no 10590/83, 1988) ve Telfner v. Austria (App no 33501/96, 2001) kararlarını adil yargılanma hakkı bağlamında inceleyin.

  6. NCMEC raporlarının Türk makamlarına ulaşmasındaki gecikmenin savunma hakkına etkisini ve mükerrer yargılama riskini analiz eden argümanlar geliştirin.

6.4. Karşılaştırmalı Hukuk Perspektifinin Kazanılması (3-6 Ay)

Bu aşamada amaç, farklı hukuk sistemlerinin müstehcenlik kavramına yaklaşımlarını öğrenerek savunma stratejinizi zenginleştirmektir.

Yapılması gerekenler:

  1. ABD hukukunda müstehcenlik kavramının gelişimini inceleyin: Regina v. Hicklin, Roth v. United States, Miller v. California, Jacobellis v. Ohio, FCC v. Pacifica kararlarının özetlerini ve analizlerini okuyun.

  2. İngiliz hukukunda Obscene Publications Acts 1959 ve 1964’ü inceleyin.

  3. Alman Ceza Kanunu’nun (StGB) pornografiye ilişkin m. 184, 184a, 184b hükümlerini karşılaştırmalı olarak değerlendirin.

  4. İtalyan Ceza Kanunu’nun m. 529’daki müstehcenlik tanımını ve Rus Ceza Kanunu’nun m. 242’deki düzenlemesini inceleyin.

  5. Uluslararası sözleşmelerin (BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, İhtiyari Protokol, Budapeşte Sözleşmesi) ilgili hükümlerini iç hukuka yansımalarıyla birlikte analiz edin.

6.5. Pratik Deneyimin Kazanılması ve Sürekli Güncelleme (Sürekli)

Bu aşamada amaç, edinilen tüm teorik bilgiyi pratiğe dökmek ve sürekli güncelleme içinde olmaktır.

Yapılması gerekenler:

  1. Müstehcenlik suçu dosyalarında aktif olarak görev alın; soruşturma aşamasından kovuşturmanın sonuçlanmasına kadar tüm süreçleri bizzat deneyimleyin.

  2. Bilirkişi raporlarının teknik ve hukuki denetimini yapın; eksik veya hatalı raporlara karşı etkili itiraz dilekçeleri hazırlayın.

  3. IP adresi tespitlerine dayalı soruşturmalarda, internet servis sağlayıcısına müzekkere yazılmasını talep ederek CGNAT uygulamasını ve IP’nin statik/dinamik niteliğini araştırın.

  4. Önbellek verilerinin tespit edildiği dosyalarda, depolama kastının bulunmadığına ilişkin argümanlarınızı Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin kararına dayandırarak sunun.

  5. NCMEC raporu bulunan dosyalarda, raporun tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağını, ABD ve AİHM içtihatlarıyla destekleyerek ileri sürün.

  6. Yargıtay’ın müstehcenlik suçuna ilişkin güncel kararlarını düzenli olarak tarayın; içtihat değişikliklerini yakından takip edin.

  7. Dijital teknolojilerdeki gelişmeleri sürekli izleyin; yeni anonimleştirme araçları, bulut bilişim uygulamaları ve kripto iletişim platformları hakkında bilgi sahibi olun.

Müstehcenlik Suçu Avukatının Savunma Stratejisi – Teoriden Pratiğe

Bu bölümde, yukarıda anlatılan tüm teorik bilginin ve eğitimin, somut bir savunma stratejisine nasıl dönüştürüleceği ele alınacaktır.

7.1. Soruşturma Aşaması: İlk Müdahalenin Kritik Önemi

Müstehcenlik suçu avukatının en kritik müdahale alanı, soruşturma aşamasıdır. Bu aşamada alınacak doğru hukuki önlemler, kovuşturma aşamasında karşılaşılabilecek riskleri büyük ölçüde azaltabilir. Şüphelinin ifadesi alınmadan önce mutlaka avukatıyla görüşmesi sağlanmalı; şüpheliye isnat edilen suçlamanın kapsamı, delil durumu ve olası savunma stratejileri hakkında bilgi verilmelidir. Dijital materyallere el konulması sırasında CMK m. 134’e uygunluk denetlenmeli; genel arama hükümlerine dayanılarak işlem yapılmasına itiraz edilmelidir. Tutuklama kararı verilmesi halinde, ölçülülük ilkesi gereğince adli kontrol tedbirlerinin yeterli olduğu somut gerekçelerle ortaya konulmalıdır.

7.2. Bilirkişi Raporlarının Denetimi

Bilirkişi raporu, dosyaya geldiği anda müstehcenlik suçu avukatı tarafından teknik ve hukuki açıdan titizlikle incelenmelidir. Raporda, incelenen üründe çocukların kullanılıp kullanılmadığı, şiddet uygulanarak ya da hayvanlarla yapılan cinsel ilişkilere ilişkin görüntülerin bulunup bulunmadığı, doğal olmayan bir ilişkiyle ilgili görüntülerin yer alıp almadığı hususlarının ayrıntılı olarak değerlendirilip değerlendirilmediği kontrol edilmelidir. Yalnızca “pornografik içerikli” veya “erotik içerikli” gibi soyut nitelendirmelerle yetinilmişse, raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı ileri sürülmelidir.

Önbellek verileri tespit edilmişse, bilirkişiden görüntülerin konumu, sayısı, saklanma süresi, tasnif biçimi ve silinen verileri geri getirmek için özel bir yazılım bulunup bulunmadığı hususlarında ek rapor istenmelidir. Bu veriler, depolama kastının bulunup bulunmadığının tespitinde belirleyici olacaktır.

7.3. Hukuka Aykırı Delillerin Ayıklanması

Müstehcenlik suçu avukatı, dosyadaki tüm delilleri hukuka uygunluk denetiminden geçirmelidir. CMK m. 134’e aykırı aramada elde edilen deliller, Yargıtay’ın yerleşik içtihadı uyarınca hukuka aykırıdır ve hükme esas alınamaz. IP adresine dayalı tespitlerde, CGNAT uygulaması araştırılmamışsa, IP adresinin tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağı ileri sürülmelidir. NCMEC raporları, ihbar niteliğinde olup tek başına delil değeri taşımaz; mutlaka bilirkişi incelemesiyle desteklenmesi gerekir. Raporu düzenleyen kişinin duruşmada dinlenememesi ve çapraz sorguya tabi tutulamaması, adil yargılanma hakkının ihlalidir.

Müstehcenlik suçu avukatı olmak, bir mesleki unvanın ötesinde, sürekli öğrenmeyi ve kendini yenilemeyi gerektiren bir uzmanlık yolculuğudur. Bu yolculuk, ceza hukukunun genel ilkeleriyle başlar; müstehcenlik suçunun dogmatik temelleriyle devam eder; dijital delillerin teknik analiziyle derinleşir; uluslararası ihbar mekanizmalarının işleyişiyle genişler ve nihayet tüm bu bilginin mahkeme salonunda somut bir savunma stratejisine dönüştürülmesiyle tamamlanır.

Bu rehberde sunulan yol haritası, bu yolculuğun adımlarını göstermektedir. Avukat Nasuh Buğra Karadağ’ın bizzat kat ettiği bu yolu izleyen her hukukçu, müstehcenlik suçu alanında yetkin bir savunmacı olabilir. Yeter ki okumaktan, öğrenmekten, araştırmaktan ve sorgulamaktan vazgeçmesin. Müstehcenlik suçuyla ilgili bir soruşturma veya kovuşturma ile karşı karşıya kalan kişilerin, vakit kaybetmeden alanında uzman bir müstehcenlik suçu avukatına başvurmaları; haklarının korunması, etkili bir savunma yapılabilmesi ve adil yargılanma hakkının teminat altına alınması bakımından yaşamsal önem taşımaktadır. Avukat Nasuh Buğra Karadağ, TBB sicil numarası 166589 ve Ankara Barosu sicil numarası 36075 ile, bu alandaki kapsamlı bilgi birikimi, akademik üretimi, uluslararası eğitimleri ve pratik deneyimiyle müvekkillerine en üst düzeyde hukuki koruma sağlamak için çalışmaktadır. Hukuki hizmetlerinin resmiyetini teyit etmek isteyenler, TBB’nin resmi web sitesi veya Ankara Barosu’nun çevrim içi platformları aracılığıyla doğrulama yapabilirler.

Mutlaka Okunmasını Gerekli Gördüğümüz Çalışmalar

Artuk, M. E. ve Gökcen, A. (2017). Ceza Hukuku Genel Hükümler (11. Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi.

Artuk, M. E., Gökcen, A. ve Yenidünya, A. C. (2012). Ceza Hukuku Özel Hükümler (12. Tıpkı Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi.

Centel, N., Zafer, H. ve Çakmut, Ö. (2017). Türk Ceza Hukukuna Giriş (10. Baskı). İstanbul: Beta Yayınevi.

Çolak, H. (2005). Güncel Ceza Hukuku ve Türk Ceza Kanunu. Ankara: Bilge Yayınevi.

Donay, S. (1968). Ceza Hukukunda Müstehcenlik Kavramı. İstanbul Üniversitesi Mukayeseli Hukuk Enstitüsü, Mukayeseli Hukuk Araştırmaları Dergisi, (2), 129-145.

Dönmezer, S. (1975). Genel Adap ve Aile Düzenine Karşı Cürümler (4. Baskı). İstanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınları.

Erem, F. (1984). Müstehcenlik. Yargıtay Dergisi, 10(1-2), 102-106.

Erem, F. ve Toroslu, N. (1975). Ceza Özel Hukuku. Ankara: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları.

Gerçeker, H. (2014). Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu (C. 4). Ankara: Seçkin Yayınevi.

Gürelli, N. (1967). Ceza Hukukunda Müstehcenlik Kavramı. İHFM, 32(2-4), 669-587.

Hakeri, H. (2009). Ceza Hukuku, Genel Hükümler. Ankara: Seçkin Yayınevi.

İçel, K. (2016). Ceza Hukuku Genel Hükümler. İstanbul: Beta Yayınevi.

Karadağ, N. B. (2024). Dijitalleşme Çağında Hukuk: Yeni Teknolojilerin Hukuk Sistemlerine Etkileri. Ankara: Seçkin Yayıncılık.

Karadağ, N. B. (t.y.). Müstehcenlik Suçlarında Dijital Delillerin Değerlendirilmesi: IP Adresi, Önbellek Verileri ve Uluslararası İhbar Mekanizmaları Bağlamında Bir İnceleme.

Karadayı, İ. K. (1974). Müstehcen Yayınlar ve Son Uygulamalar. Ankara Barosu Dergisi, (5), 889-894.

Kaymaz, S. ve Gökcan, H. T. (2002). Uygulamada Sulh Ceza Davaları (2. Baskı). Ankara: Adil Yayınevi.

Koca, M. ve Üzülmez, İ. (2016). Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler (9. Baskı). Ankara: Seçkin Yayınevi.

Malkoç, İ. (2008). Yeni Türk Ceza Kanunu (C. 1, 3. Baskı). Ankara: Malkoç Kitabevi.

Özbek, V. Ö. (2009). Müstehcenlik Suçu (TCK m. 226). Ankara: Seçkin Yayınevi.

Özbek, V. Ö., Kanbur, M. N., Doğan, K., Bacaksız, P. ve Tepe, İ. (2012). Türk Ceza Hukuku, Özel Hükümler (4. Baskı). Ankara: Seçkin Yayınevi.

Özbek, V. Ö., Kanbur, M. N., Doğan, K., Bacaksız, P. ve Tepe, İ. (2014). Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler. Ankara: Seçkin Yayınevi.

Parlar, A. (2015). Türk Ceza Kanunu Şerhi (C. 2). Ankara: Bilge Yayınevi.

Sancar, Y. T. (2002). Türk Ceza Kanunu Tasarısının (2000) Bazı Hükümleri Hakkında Düşünceler. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 51(3), 1-25.

Soyaslan, D. (2014). Ceza Hukuku Özel Hükümler (10. Baskı). Ankara: Yetkin Yayınevi.

Taneri, G. (2018). Müstehcenlik Suçu. ERÜHFD, XIII(1), 561-624.

Tezcan, D., Erdem, M. R. ve Önok, R. M. (2015). Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku (12. Baskı). Ankara: Seçkin Yayınevi.

Oyla
5,0/5 - (55 oy)
Add a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir